Diyabet ve Hamilelik

Hayatımın son döneminde hiç tanıdık olmayan, tarif edilemeyen güzel duygular yaşıyorum. HAMİLEYİM…

Benim hikayemi diğerlerinden farklı kılan birkaç önemli husus var. Hikayenin başından başlayalım o zaman. Evliliğimizin 7. yılında “ilk günlerin tadını çıkaralım, okuyom ben ya, kariyerim bi otursun” gibi bahanelerin sonuna gelince, yaşımın artık yavaştan ilerlemesi ve biyolojik saat kavramı denen zımbırtının da verdiği karmaşık duygularla hadi madem bir sonraki aşamaya geçelim dedik. Dedik ama önümüzde büyük bir engel var. DİYABET!

Acaba hamile kalır mıyım, kalsam bile sağlıklı bir hamilelik süreci geçirebilir miyim, hadi herşey yolunda gitti diyelim doğacak çocuk sağlıklı olacak mı, bebekte bir hasar olursa bu vicdan azabı ile başa çıkabilir miyim… Kafamda deli sorular. Öyle oturup düşünmekle olmayacak diyip soluğu riskli doğum uzmanının yanında aldık. Bu süreçte beni ne tür zorluklar bekliyor, nelerle karşılaşırım, korkularım, endişelerim hepsini oturup konuştuk. Beni cesaretlendiren doktorun bana söylediği bir tek cümle oldu. “Sen ne kadar sağlıklı bir hamilelik geçirirsen, bebeğin de o kadar sağlıklı olur”. Yani herşey benim elimde.

O gün doktorla kendimize bir yol belirledik. Öncelikle şeker seviyemi olabildiğince düşürmeye karar verdik. O dönemde 3 aylık HemoglobinA1C değerim 6.5 idi. 3 ay sonrasında tekrar görüşmek üzere ayrıldık doktorun ofisinden. Doktorun tavsiyesi ile prenatal vitamin ilacına başladım. Ayrıca yine doktorumun tavsiyesi ile bir kadın doğum uzmanı ile görüştüm. Tamam tek engel şeker dedik ama bakalım diğer tarafta bize herhangi bir sorun çıkaracak bir durum var mı? Oradan da olumlu sonuçla ayrıldıktan sonra yediklerime daha dikkat ettiğim 3 ayın sonunda tekrar doktor ile görüştük ve şeker seviyem tam da istediğimiz seviyede idi. 5.6! Vitamin değerlerim de oldukça iyiydi. Bebek sahibi olabilmek için herşey hazırdı. Bu noktadan sonra Ocak 2017 gibi doğum kontrol ilacını bıraktım.

Mayıs ayının ilk haftası evde yaptığım test ile belli belirsiz ikinci bir çizgiyi gördüğüm an ne hissedeceğimi bilemedim. Etrafımda daha önce bu deneyimi yaşayan insanların da onayı ile hemen doktordan randevu aldım. Sevinmek için emin olmam lazımdı. Ultrason randevusunu ne yazık ki hamilelik çok yeni olduğu için 2 hafta sonrasına verdi. Tabi kan tahlili yaptırıp hamileliği onayladık ama bebeği görmek için beklemem gerekti. O iki hafta nasıl geçti ne siz sorun ne ben söyleyeyim.

Nihayet o büyük gün geldi ve ultrasonda gördüğümüz iki tane küçük kese. Bizi büyük bir sürpriz bekliyormuş meğer. Meğer bir değil iki bebek varmış. Hayatımın şokunu yaşadığım doğrudur. Üzüleyim mi, sevineyim mi bilemedim. İlk düşündüğüm, zaten riskli bir hamilelik beklerken, bir de ikiz bebeklerin riski ikiye katladığı oldu. Korkularım, endişelerim de ikiye katlandı doğal olarak.

Bu aşamadan sonra internette orda burda araştırmalara başladım. Daha önce bu durumla karşılaşmış birileri olmalıydı. Malesef ki pek örnek bulamadım kendime. Bu sebepledir ki baştan beri yaşadığım bütün süreci, bana göre mucizevi hikayemi burada paylaşmaya karar verdim. Umarım bu yolda benimle birlikte yürüyecek, bana destek olacak yol arkadaşları bulabilirim kendime.

pinterestinstagram

Facebooktwittergoogle_pluspinterestmail

Bir Cevap Yazın